Mustafa Kemal ve İhttihat Terakkki

OnurAk
Onur Ak
Tarihçi
15 Aralık 2025 3 dk okuma
Mustafa Kemal ve İhttihat Terakkki

Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlik yılları, II. Abdülhamid (İstibdat) yönetimine karşı gelişen özgürlükçü hareketlerin yükseldiği bir döneme denk gelir. Bu ortamda İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet yönetimine geçilmesi için mücadele eden en önemli örgüttü. Mustafa Kemal, düşünce olarak meşrutiyeti ve özgürlüğü savunmuş olsa da İttihat ve Terakki ile ilişkisi hiçbir zaman tam bir bağlılık veya organik bir üyelik düzeyine evrilmemiştir.

1) İLK TEMASLAR (1898–1906)

  • Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisi ve Harbiye yıllarında baskıcı yönetime karşı gelişen fikir hareketlerinden etkilendi.
  • Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin gizli yapılanmasıyla yakınlaşsa da resmi bir üyelik kaydı yoktur.
  • Arkadaşlarıyla sık sık siyasi tartışmalar yürütürken, Jön Türk hareketine yakın görüşler benimsediği bilinmektedir.
  • Ancak İttihat ve Terakkinin (İTC) birbirinden bağımsız düşüncelerin etkisiyle askeri disipline aykırı olarak gizli ve kontrolsüz faaliyetlerine eleştirel ve mesafeli yaklaşmıştır.

2) ŞAM YILLARI VE İTC'DEN FARKLI BİR YOL (1906–1907)

  • Şam'da görevliyken Mustafa Kemal, "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti" adlı küçük bir örgüt kurdu.
  • Bu örgütün İTC'nin aksine daha bağımsız, daha ulusalcı ve daha disiplinli bir yapı olduğu düşünülmektedir.
  • 1907'de Selanik'e gelindiğinde teşkilat güç dengesini gözeterek Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni İTC'ye kattı, fakat bununla beraber yine de cemiyet içinde belirleyici bir konuma gelmedi.

3) İTTİHAT VE TERAKKİ İLE MESAFELİ İLİŞKİSİ (1908–1914)

1908 Meşrutiyet Devrimi İTC'nin kontrolünde gerçekleşti. Mustafa Kemal devrimi destekledi ancak cemiyete karşı şu şekil eleştirileri oldu:

  • Cemiyet siyasi kadroları yetersiz,
  • Yönetim anlayışı otoriter,
  • Devlet kadrolarına müdahalesi sakıncalı.

31 Mart olayı sonrasında Hareket Ordusu'nda görev almak için gönüllü olmuştur lakin İTC içi rekabetten dolayı etkisi sınırlı tutuldu. Selanik ve Trablusgarp yıllarında İTC yöneticileriyle sık sık görüş ayrılığı yaşadı. Mustafa Kemal ne İTC muhalifi ne de tam üyesi oldu. Kendisini, 'Hürriyetperver bir subay' olarak tanımlamaktadır.

4) BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE AYRIŞMA (1914–1918)

  • İTC'nin yaşanan savaşa girme fikrine karşı çıkan subaylar arasındadır.
  • Alman yanlısı olarak değerlendirdiği politikalara eleştirdi.
  • Savaş boyunca başarılı subaylar arasında görülse de İTC merkez kadroları üzerinde nüfuz sahibi olamadı.
  • 1917 Şehzade Vahdettin ile Almanya ziyareti sonrası İTC yönetiminin savaş politikalarını açıkça eleştirmiştir.

5) MONDROS SONRASI: KESİN KOPUŞ (1918–1919)

  • Savaş sonrası İTC yöneticileri yurtdışına çıkınca siyasi boşluk oluşmuş, Mustafa Kemal İTC ile ilişkisini sonlandırıp Kurtuluş Savaşı hareketini cemiyetin mirasından bağımsız inşa etmiştir.
  • Milli Mücadele Örgütü; Samsun'a çıkışından itibaren kendisi başta olmak üzere İTC kadroları üzerine inşa edilse de cemiyete sarf ettiği eleştirileri doğrultusunda daha ulusalcı, daha halk tabanlı, daha şeffaf ve daha meşrutiyete dayalı bir hareket olarak tanımlanabilir.

GENEL DEĞERLENDİRME

Hiçbir zaman İTC merkez komitesinde yer almadı, cemiyetin otoriter, dar kadrocu ve savaş politikalarına karşı çıktı. Bunlara rağmen temelde meşrutiyet ilanı, özgürlük ve modernleşme gibi birçok reform açısından İTC ile aynı düşüncelere sahiptir.

OnurAk
Onur Ak

Tarihçi