
Tandoğan Notları
TANDOĞAN NOTLARI İYİ Parti öncülüğünde 27 Haziran 2026 tarihinde Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türk milliyetçileri, çözüm süreci olarak nitelendirilen sürece karşı partilerini ve aidiyetlerini bir kenara bırakarak Türklük...

Seçimler, parti içi mücadeleler, liderlik kavgaları ve kutuplaşma siyasetin gündemini belirlerken halkın sesi çoğu zaman bu kakofoninin arasında kayboluyor. Oysa demokrasi sadece iktidarın el değiştirmesi ile değil, vatandaşın örgütlenerek hak talebinde bulunabilmesi ile ölçülür. İşte bu noktada sivil toplum alanında çalışmak siyasi partilerin içinde debelenmekten çok daha verimli bir seçenek olarak önümüze çıkıyor.
Türkiye'de siyasi partiler toplumsal taleplerin temsili için ortaya çıkan yapılar olsa da eninde sonunda hizip ve çıkar gruplarının oyun alanına dönüşmektedir. Çağdışı siyasi partiler kanunu ve parti içi demokrasinin zayıflığı tabanın ve toplumun karar alma mekanizmasına etkisini sınırlamakta, özellikle aday belirleme süreçlerini muğlak bir hâle getirmektedir. Bu durum partileri toplumu temsil eden platformlar olmaktan çıkarıp, belirli kesimlerin güç, makam ve para paylaşımı yaptığı rant alanlarına dönüştürmektedir. Siyaset ve siyasetçiler giderek profesyonelleşmekte, liyakatin yerini sadakat ilişkileri almaktadır. İdealist gerekçelerle siyasete giren kişiler, zamanla ya yapının dışına itilmekte ya da mekanizmanın bir dişlisine dönüşmektedir. Bu haliyle siyasi partilerin başta gençler olmak üzere toplumun eğitimli, liyakat sahibi ve idealist kesimini korkutup uzaklaştırdığı çok açık bir gerçek.
Kötü paranın iyi parayı kovduğunu açıklayan iktisat teorisine benzer şekilde kalitesiz insanların çokluğu siyasetteki kaliteli insan sayısını gitgide düşürüyor. Sivil toplum kuruluşları, dernekler ve platformlar ise daha esnek katılımcı ve görece daha kapsayıcı yapılar olarak varlığını koruyor. İdeolojik ve siyasi tabulara hapsolmadan geniş halk kesimlerinin bir araya gelmesine imkan tanıyan bu yapılar, siyasetin aksine iktidarı ele geçirmek ya da rant elde etmek yerine, hak arama ve birlikte yürüme motivasyonuyla hareket ediyor. Bunun yanında elbette sivil toplum siyasete alternatif olarak değil, onu besleyen ve denetleyen bir kurum olarak görülmeli. Türkiye'de demokrasiyi güçlendirmek ve bir bütünün parçası olarak sesini daha gür çıkarmak isteyen bireyler için sivil toplum, kısa vadede daha az görünür ama uzun vadede daha kalıcı bir etki yaratma potansiyeline sahiptir.
Demokrasi sadece sandıkta ve parti koridorlarında değil; işte, okulda, sokakta ve gündelik hayatın her alanında çalışarak inşa edilir.
Birder Genel Başkan Vekili

TANDOĞAN NOTLARI İYİ Parti öncülüğünde 27 Haziran 2026 tarihinde Ankara Tandoğan Meydanı’nda Türk milliyetçileri, çözüm süreci olarak nitelendirilen sürece karşı partilerini ve aidiyetlerini bir kenara bırakarak Türklük...

Bir insanın vatanını sevip sevmediğini nasıl anlarsınız? Mesela sosyal medya hesaplarına baksak orada herkes her şeyi ne kadar da çok seviyor değil mi? Vatanını, ailesini, komşularını, arkadaşlarını, doğayı, yaşamı ve Al...

Bildiğiniz üzere Cumhuriyet Halk Partisine mutlak butlan kararı uygulandı ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlık koltuğuna getirildi. Kimilerine göre bu süreç iktidarın yargı eliyle yaptığı bir s...

Bu ay hangi konu üzerine yazmam gerektiği üzerinde uzun uzun düşündüm. Aklımda iki farklı konu vardı. Bunlardan ilki, içinde bulunduğumuz şartlarda neden hâlâ milliyetçi olunması gerektiğiydi. Çünkü zaman zaman her Türk...